Günümüzde sanayi tesislerinden toplu konut projelerine, yenilenebilir enerji santrallerinden şehir altyapılarına kadar kesintisiz enerji ihtiyacı her geçen gün artıyor. Alçak gerilim ile yüksek gerilim hatları arasında kritik bir köprü görevi gören Orta Gerilim (OG) sistemleri, enerjinin verimli ve güvenli bir şekilde dağıtılmasının anahtarıdır.
Bu yazımızda; orta gerilimin ne olduğunu, kullanım alanlarını, temel ekipmanlarını ve sistem güvenliği için dikkat edilmesi gerekenleri detaylarıyla ele alıyoruz.
Elektrik enerjisi, üretim santrallerinden çıktıktan sonra uzun mesafelere minimum kayıpla ulaştırılabilmesi için yüksek voltaj seviyelerine çıkarılır. Ancak bu yüksek gerilim, doğrudan tüketim noktalarında kullanılamaz.
Uluslararası standartlara (IEC) ve Türkiye’deki elektrik şebeke yönetmeliklerine göre 1000 Volt (1 kV) ile 35 kV (bazı standartlarda 52 kV’a kadar) arasındaki gerilim seviyesi Orta Gerilim (OG) olarak adlandırılır.
Orta gerilim, yüksek gerilim hatlarından gelen enerjiyi alarak sanayi bölgelerine veya şehir içi alçak gerilim dağıtım trafolarına aktarma işlevini üstlenir.
Orta gerilim şebekeleri, yüksek güç ihtiyacı olan tesislerin ve toplu yaşam alanlarının enerji altyapısını oluşturur. En yaygın kullanım alanları şunlardır:
Endüstriyel Tesisler ve Fabrikalar: Yüksek güç çeken ağır sanayi makineleri ve üretim hatları doğrudan OG seviyesinden beslenir.
Yenilenebilir Enerji Santralleri (GES ve RES): Güneş ve rüzgar enerjisi santrallerinde üretilen elektrik, şebekeye basılmadan önce OG seviyesine yükseltilir.
Organize Sanayi Bölgeleri (OSB): Bölgesel elektrik dağıtımının ana omurgasını OG hatları oluşturur.
Toplu Konut Projeleri ve Alışveriş Merkezleri: Büyük yapı komplekslerinin ana enerji girişleri OG trafo merkezleri üzerinden sağlanır.
Hastaneler ve Havalimanları: Kesintisiz güç ihtiyacının kritik olduğu altyapılarda yedekli OG sistemleri tercih edilir.
Güvenli ve esnek bir OG altyapısı kurmak için birbiriyle uyumlu çalışan özel ekipmanlara ihtiyaç vardır:
Elektrik akımını yönlendiren, koruyan ve anahtarlayan modüler sistemlerdir. Gaz yalıtımlı (GIS) veya hava yalıtımlı (AIS) olarak üretilirler. Tesisin ihtiyacına göre giriş-çıkış, kesicili veya yük ayırıcılı hücre tipleri tercih edilir.
OG seviyesindeki gerilimi (örneğin 33 kV), kullanım seviyesi olan Alçak Gerilime (400V/230V) indiren ya da tam tersi yükselten cihazlardır. Kuru tip ve yağlı tip trafolar olarak ikiye ayrılır.
Sistemde oluşabilecek kısa devre veya aşırı yük durumlarında devreyi açarak ekipmanları koruyan anahtarlama elemanlarıdır. Vakumlu veya SF6 gazlı kesiciler en sık kullanılan türlerdir.
Yüksek gerilime ve çevresel şartlara dayanıklı, XLPE yalıtkanlı özel kablolardır. Kablo birleşim noktalarında kullanılan OG kablo başlıkları, yalıtımın sürekliliği açısından hayati önem taşır.
Orta gerilim sistemleri yüksek hayati risk taşır. Yanlış müdahaleler, yetersiz yalıtım veya aksatılan bakımlar ciddi iş kazalarına ve maliyetli üretim duruşlarına yol açabilir.
Periyodik Bakım: Trafo yağ analizleri, kesici testleri, röle konfigürasyonları ve termal kamera taramaları düzenli olarak yapılmalıdır.
Manevra Eğitimi: OG sistemlerine sadece “EKAT” (Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri) belgesine sahip yetkili personeller müdahale etmelidir.
Topraklama Kontrolü: İşletme ve koruma topraklamalarının düzenli aralıklarla ölçülmesi, canlıların ve cihazların güvenliği için şarttır.
Siz de tesisinizin enerji altyapısını güvenli, verimli ve standartlara uygun hale getirmek istiyorsanız, alanında uzman mühendislik kadromuzla iletişime geçebilir; Orta Gerilim çözümlerimiz hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.
Bize Ulaşın